Türkiye Basketbol Kalesine KAVUŞTU Abdi İpekçi Salonunun çok sapa bir yerde olmasından dolayı yıllardır İstanbul'un merkezinde güzel bir basketbol salonu özlemi çektik durduk.
NBA' maçlarını izlerken oyuncuların süper hareketleri kadar stat büyüklüğündeki salonlara baktık durduk ağzımız açık şekilde. Sanki bu isteğimize yıllar sonra hizmet edecek gibi, yıllar önce Türkiye'nin olimpiyatları alması durumunda kullanılmak için, yapımına 1993 yılında başlanan ve olimiyatlarıda alamamızdan sonra Türkiye'ye özgü bir yatırım ve inşaat faciası ve geleniği olarak, bir türlü bitirilemeyen o zamanlarki adıda muhtemelen "olimpik spor salonu" olan ve sonradan sözde 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası içinde yetiştirilmeye çalışılan ve bir tülü bitirilemeyen, en sonunda İBB'nin işe el atması ile 70 milyon dolar harcanarak 6 ayda tamamlanan ve adıda Ataköy Sinan Erdem Spor Salonu olarak değiştirilen 16.000 kişilik kapasitesi ve değişken tribünün yapısı ile diğer farklı spor dallar içinde kullanılanıbilecek dev bir spor kompleksi olarak İstanbul'un hizmetine girdi. Şuan ki hali ile NBA salonlarını andıran ve Türkiye basketboluna büyük katkı yapacak bu salonu, ilk önce 2010 Dünya Basketbol Şampiyonasında göreceğiz. Ardından nasıl kullanılcağı konusunda şüpheler oluşsa da aslında yapılacak şey çok basit. Bu salon üzerinden 15 milyon nüfusu olan bir eşhirde basketbolu yerleşim yerinin merkezine çekerek, gelir elde edilecek ve bu salon Türkiye basketbolunun yükselen kalesi olacak şekilde Türkiye basketboluna adamak gerekiyor. Ayrıca bu salon bence yeri itibariyle de basketbolun gelişimine çok kolay katkı yapabilecek bir yerde ve bir an evvel Türkiye basketbolunun hizmetine temin edilmeli bu salon. Bu salonu FB, GS, BJK ye tahsis etmek bu ülkenin basketbolda ilerlemesini isteyen ve bu salonla 15 milyon insanı da içine katararak İstanbul'u basketbol şehri haline getirmek herkesin birinci önceliği olmalıdır. Çünkü dünyanın en hızla gelişen sporu basketbol. Abdi İpekçi' ile maalesef bu olamadı Efes Pilsen'le avrupa kupası kazanmasına rağmen basketbolumuz hep geriledi çünkü halkın yakın oalcağı kolay gidip geleceği bir yere salon yapılmadı. Bu sürede basketbol geleneği bize yakın olan İspanya dünya ve avrupa kupasını kazandı ama biz 15 milyonluk istanbul'da sapa bir yerde bir salona esir edildik ve salonlar boş kaldı. Apdi İpekçi çok maalesef çok kötü bir yerde yerde, toplu ulaşım yok ve organizasyon sıfır. Bunu bildiği halde bu salon yeni yapılan "bu salon 2010 dan sonra ne yapılsın?" diye sorabilenler büyük gaflet içinde olsalar gerek. Bu salonda oynanacak her derbi maçında dolar ve diğer maçlarda. Bence Abdi İpekçi bir türlü salon yapmamakta direnen Efes'e verilsin. FB'nin yaptığı yeni salon pek bişeye benzemeyecek muhtemelen bu yüzden ve tribün gerlirleri açısından da bu loanda oynasın. Eğer basketboldan tribün geliri elde etmek ve dünyada ve avrupada şampiyonluk istiyorsak bu salon basketbola adanmalı 3 büyük kulübün ve milli takımların hizmetine verilmeli. Bu yüzden bu salona üç büyük kulubümüz talip lmalı. Çünkü bu salon NBA i andrıyor ve Türk Basketbol'unun tek çıkışı bence...
Sinan Erdem solunu iyi bir yerde tam e-5 in yanın ama yollardan dolayı yaya ulaşımı zor güzküyor. Ulaşım için ise başka bir tür kolaylık düşünülmeli karşıdan karşıay geçem ve E-5'in yanından salona yüreyerek ulaşma rotası belli değil gibi. Yada minübüsle veya dolmuşla nasıl gidileceği konusunda. Bu salona Şirinevlerde metrobüsten inen biri için Ataköyden yürüyerek ulaşabileceğimiz bir kaç rota çizlmeli ve yayınlanmalı internette özellikle Bakırköy'den ve Şirinevler Ataköyden olmak üzre. E-5 kenarından uzun bir üst geçit yapılarak karşıya geçip salona ulaşabilecğemiz bir yol güzergahı çalışması yapılabilir. Bunlar halledilire İstanbul ve Türkiye basketbola doyar 2010 ile büyük bir tanıtımı yakalayan ülkemiz basketbolda yeni bir İspanya ve Yunasnistan olabilir. Haydi sayın yetkilier! Bu sese kulak verin bu ülke basketbolu çok sevdi

|